• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer
PROF. DR. RAMAZAN KORKMAZ ARMAĞANI / HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR'IN “MÜREBBİYE”SİNİN HALLERİNDEN ANLATININ UNSURLARINA

(Yayın Künyesi: Tüzer, İ., "Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın "Mürebbiye"sinin Hallerinden Anlatının Unsurlarına", Prof. Dr. Ramazan Korkmaz Armağanı, TURKISH STUDIES -International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic-, 6/3,  www.turkishstudies.net, 1277-1285 (2011).

 

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR'IN “MÜREBBİYE”SİNİN HALLERİNDEN ANLATININ UNSURLARINA

 

İbrahim TÜZER*

 

ÖZET

Hangi dönemin ya da devrin insanı olursa olsun "sanatkâr", hisseden, fark eden ve insanî olana ilişkin değerleri "sanat eseri" vasıtasıyla duyurmak isteyen kişidir. Bu yönüyle sanatkâr, içerisinde yaşamış olduğu toplumun gerçekliğiyle meydana getirdiği eserinin estetize edilmiş gerçekliğini, trajedi ya da çatışma da diyebileceğimiz anlatı unsurlarıyla birleştirerek "okur"una hissettirmeye çalışır. Sanat eserinin birincil muhatabı olarak okur ise edebi metinle kurabildiği bağ ölçüsünde bu itibari gerçeklikten hareket ederek kendi gerçekliğiyle yüzleşme yolunda önemli kazanımlar elde eder.

Hüseyin Rahmi Gürpınar da yukarıda kısaca işaret edilen "sanatkâr", "sanat eseri" ve "okur" etkileşimi dolayımında eser kaleme alan yazarlarımızdandır. Yaşadığı dönem içerisinde tanık olduğu "Batılılaşmak!" isteyen Osmanlı ailelerinin, çocuklarının eğitimini ne olduğu ve nerden geldiği hakkında bilgi edinmeden Fransız sözde eğitmenlerin eline terk etmelerinin sonuçlarını "Mürebbiye" adlı romanında gözler önüne sermiştir.

Makalede, tahkiye unsurlarının da başarılı bir biçimde kullanıldığı roman, vaka zinciri çözümlenerek tahlil edilmeye çalışılacaktır.          

   Anahtar Kelimeler: Anlatı Yapısı, Metin Tahlili, Modernleşme, Yanlış Batılılaşma, Natüralizm

 

 FROM MOODS OF "MUREBBİYE" TO NARRATION OF HUSEYIN RAHMI GURPINAR

 

ABSTRACT

Artist, belonging to whichever era or period, feels, perceives and is willing to publish humane values via work of art. By this point of view an artist tries to let his readers feel the realities of the society he lives in and the realities of the work of art in his aesthetic perspective combining it with narrative aspects of tragedy or conflict. As the primary addressee of the work of art, the reader acquires a lot in accordance with the strength of the ties between the text and his journey facing his self realiance moving away from this relative authenticity. 

Hüseyin Rahmi Gürpınar is one of our writers publishing works of art in view of this interaction summarized as artist, work of art and the reader. In his book called ‘Mürebbiye’, he points out to what happened to the children of the Ottoman families trying to get westernized as they handled their children to the hands of so-called French mentors without knowing where and how this form of education comes from.

In this article, this successfully narrated novel will be analyzed through chain of events.      

Key words: Structure of Narrative, Text Analysis, Modernizm, Wrong Westernisation, Naturalism

 

"Zihniyet en yavaş değişen şeydir.

Zihniyetler tarihi, tarihte yavaşlılığın tarihidir."

Jacques Le Goff

Materyalizmden Natüralizme Metnin Fikir Planı / Giriş

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en başarılı eserlerinden biri olarak gösterilen “Mürebbiye”, ilk olarak, 1899 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilmiş, daha sonra da İkdam matbaası tarafından neşredilmiştir. Hüseyin Rahmi’nin, romanda yer alan karakterleri ve bu karakterlerin birbirleriyle olan diyaloglarını, çatışmalarını, zamana ve mekâna ait hususiyetleriyle ortaya koyup, sosyal çarpıklığı gözler önüne serdiği bu romanının vaka gelişimi üzerinde durmadan evvel metnin geri palanında yer alan fikir hareketlerine kısaca işaret etmek isabetli olacaktır....


* Yrd. Doç. Dr., Yıldırım Beyazıt Ü. İnsan ve Toplum Bil. Fak. Türk Dili ve Ed. Böl. El-mek: ibrahimtuzer@yahoo.com

.
..

  
5206 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Dile Gelen Sosyal Medyam...

Ey güzel yurdum, ey sebebim.

Sağın, solun, önün, arkan hep mi ihanet...?

***

Doç. Dr. İbrahim Tüzer Bir ironi olarak mahalle kahvesi ya da Mehmed Akif'te hayat-ı aile üzerine konuşuyor.


***

En uzun geceye matem düştü  yine...

El Bab'da 14 vatan evladı uçmağa vardı. Ruhları şâd, yurtları cennet olsun. 

***

Bebeğinin görmesine dayanamazken ey çocuk, nasıl dayanıyor sımsıcak yüreğin bu kadar acıya? 

Bu kadar vicdansız insana?#DünyaDuysun

***

Ey çocuk ne olur gizleme gözlerini, bak insanlığın yüzüne. Onurunu, masumiyetini insanlığını #Halep'te yitirenlerin yüzüne.#HalepteKaliamVar

***

savaş da olsa, 

terör de olsa,

ihanet de olsa, 

ölüm de olsa: 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak… 

***

... gün gelir 

gider insan

sen'den değil

ben'den bile …

***

"Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum, 

kökten dallara yürüyen sular gibi" dedi şair

ve

yürüdü yine kendine

azarlanan başaklar gibi…

***

İşte tılsım, işte anahtar:

"Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Yahya Kemal Beyatlı

***
Önce sesin kaybolur sonra hayalin, Yıkılır birden masumiyet dipsiz bir kuyuya. Ve söz olur umutlar derin karanlıkta, Tutmazsan düşeceğin.

***
... bir ses tutar bazen sizi, bir ses; sızı gibi, yara gibi, boşluk gibi bir ses...

***
Tüm eylemini iki nedenle yapar insan: Sevgi ve Korku. Sen korkunun değil sevginin eyleyeni ol... Seven ol... Sevgili ol... İnsan kal.

***
ve son. söylesene ince ince kim sızar bana. doğurur beni kim söylesene yeniden.

***
şarkıları sustursam, şiirleri yok saysam, çare yok; yaslansam anılara..

***
Yük olur insanın bazen kendisi bile kendine..

***
Ey dünya! Sımsıcak güneşi, bembeyaz bulutu, yaşanmamış çocukluğu, üzerime salan dünya! Gözyaşının, anlamını yitirdiği kahpe dünya!

***