• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer
"Cahit Külebi'nin Şiirlerinde Bir 'Dirlik Alanı' Olarak Memleket Algısı" / TARİHİ VE KÜLTÜRÜYLE II. ZİLE SEMPOZYUMU 6-9 EKİM 2011

CAHİT KÜLEBİ'NİN ŞİİRLERİNDE

BİR 'DİRLİK ALANI' OLARAK MEMLEKET ALGISI

 

İbrahim TÜZER*

 

Bir dikili ağacın bile yok yeryüzünde

Ama bir yurdun var sevilecek!

Yolculuk

(...)

Kaleme almış olduğu şiirleriyle sadece kendinin değil bizlerin de memleketiyle olan bağını sorgulamasına imkân veren böylelikle varoluşumuza ilişkin 'dirlik alanları'na yönelerek kendi gerçekliğimizle yüzleşmemize sağlayan sanatkârlardan biri de Cahit Külebi'dir (1917-1997). Mehmet Kaplan'ın da ifade ettiği gibi "Külebi, Anadolu'ya Anadolu insanına, diline, sesine, türküsüne, kaderine, sevincine ve ıstırabına bir yaprağın ağaca bağlılığı gibi ince damarlarla bağlıdır. Külebi'den önce ve sonra Anadolu'dan bahseden pek çok şiir yazılmıştır. Fakat onların hiçbirinde Külebi'nin şiirlerindeki toprak, insan, kültür ve ruh bağlantısı yoktur. Külebi'nin bütün şiirlerine Anadolu sinmiştir. Burada asla bir gösteriş, bir ideoloji bahis konusu değildir" (Kaplan 1998: 277).

 

Şiiri "kendisini anlatmak" olarak gören şair, "insana ait bütün davranışların, dürtülerin şiirde yansıtılabileceğine" (Uyguner; Sanlı 1982: 8) inanmaktadır. Şiirlerinde Anadolu coğrafyasında yankılanan sesine kimi zaman sevdalarını kimi zaman gurbetlerini; kimi zaman zedelenmişliklerini kimi zaman da umutlarını katarak çoğaltan Cahit Külebi, doğup büyüdüğü toprakları hayatının hiçbir döneminde unutmaz. Henüz yirmili yaşlarda "Adamın Biri"yken (Külebi 2009: 58) yazdığı ve insanî kırgınlıkları yaşayıp hüznün ve yalnızlığın girdabını şiirleştirdiği ilk metinlerinden itibaren büyük kentlerin açmazlarından, bedenen olmasa da ruhen bağlı kaldığı "memleket"ine has duygu değerlerini anarak kurtulmaya çalışır...



* Yrd. Doç. Dr., Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Ankara.

ibrahimtuzer@yahoo.com / www.ibrahimtuzer.com

  
3699 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Dile Gelen Sosyal Medyam...

Ey güzel yurdum, ey sebebim.

Sağın, solun, önün, arkan hep mi ihanet...?

***

Doç. Dr. İbrahim Tüzer Bir ironi olarak mahalle kahvesi ya da Mehmed Akif'te hayat-ı aile üzerine konuşuyor.


***

En uzun geceye matem düştü  yine...

El Bab'da 14 vatan evladı uçmağa vardı. Ruhları şâd, yurtları cennet olsun. 

***

Bebeğinin görmesine dayanamazken ey çocuk, nasıl dayanıyor sımsıcak yüreğin bu kadar acıya? 

Bu kadar vicdansız insana?#DünyaDuysun

***

Ey çocuk ne olur gizleme gözlerini, bak insanlığın yüzüne. Onurunu, masumiyetini insanlığını #Halep'te yitirenlerin yüzüne.#HalepteKaliamVar

***

savaş da olsa, 

terör de olsa,

ihanet de olsa, 

ölüm de olsa: 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak… 

***

... gün gelir 

gider insan

sen'den değil

ben'den bile …

***

"Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum, 

kökten dallara yürüyen sular gibi" dedi şair

ve

yürüdü yine kendine

azarlanan başaklar gibi…

***

İşte tılsım, işte anahtar:

"Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Yahya Kemal Beyatlı

***
Önce sesin kaybolur sonra hayalin, Yıkılır birden masumiyet dipsiz bir kuyuya. Ve söz olur umutlar derin karanlıkta, Tutmazsan düşeceğin.

***
... bir ses tutar bazen sizi, bir ses; sızı gibi, yara gibi, boşluk gibi bir ses...

***
Tüm eylemini iki nedenle yapar insan: Sevgi ve Korku. Sen korkunun değil sevginin eyleyeni ol... Seven ol... Sevgili ol... İnsan kal.

***
ve son. söylesene ince ince kim sızar bana. doğurur beni kim söylesene yeniden.

***
şarkıları sustursam, şiirleri yok saysam, çare yok; yaslansam anılara..

***
Yük olur insanın bazen kendisi bile kendine..

***
Ey dünya! Sımsıcak güneşi, bembeyaz bulutu, yaşanmamış çocukluğu, üzerime salan dünya! Gözyaşının, anlamını yitirdiği kahpe dünya!

***