• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer
HİSSEDEBİLEN BİR KALP İÇİN YAŞAMAK'TA


arkakapak, S.19, Nisan 2017, s.22-24

Hissedebilen Bir Kalp İçin Yaşamak’ta

“Ne Çok Acı Var…”

 

İbrahim Tüzer

 

“..ah şu yalnızlık

kemik gibi

ne yanına dönsen batar”

Cahit Zarifoğlu / Menziller

 

Hissedebilen Bir Kalp! Mümkün mü?

İnsanoğlunun nasıl bir dünya içerisinde yaşıyor olduğunu fark etmesi, hayatının gidişine yön verebilmesi için en evvel aşılması gereken çetin bir yol olarak karşısında durur. Nefes alıp vermek, temel ihtiyaçları karşılamak ve diğer insanlarla bir arada yaşıyor olmak insan teki için aslında "yaşamak" anlamına gelmez. İlahi buyruklardan kadim öğretilere; temel felsefi doktrinlerden bireysel aydınlanmaya yönelik farkındalık oluşturmaya gayret gösteren tüm disiplinlerde esas olarak işaret edilen aslında insanın kendi biricikliğini ve yaşadığı dünyanın sahiciliğini fark etmesidir. Çünkü insan, bunu başarabildikçe "insan" olabilmekte; dahası bu farkındalık sınırının içerisinde oldukça da "insan" kalabilmekte ve hissedebilen bir kalbin sahibi olmaktadır.
       
Çepeçevre kuşatılarak içerisinde var olmaya çabaladığı dünya, eğer insan kendisi olmaya yönelik bir gayret içerisinde değilse; diğer bir ifadeyle kendi renkleri, acısı, trajedisi, zedelenmişliği, bırakılmışlığı ve yalnızlığı ile öznel bir hayatın sahibi olamıyorsa, diğerleri gibi sıradanlaşmış bir hayatın mahkûmu olarak onu da "yaşayıp giden"lerin arasına katar. Bu ise dünya üzerinde maddi taraflarıyla var olan insanın aslında "yok hükmünde" olması demektir. Çünkü insanın nasıl bir dünyada yaşıyor olduğunu fark etmesi ve dünya üzerinden geçerken “yaşadım” diyebilmesi, ruhun nefes alabileceği alanlarda var olmasına bağlıdır.

...
  
5385 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın