• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://plus.google.com/100152800283839203556/posts
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer
KAŞGAR’DAN ENDÜLÜS’E TÜRK İSLAM ŞEHİRLERİ ULUSLARARASI ŞEHİR VE EDEBİYAT YARIŞMASI












KAŞGAR’DAN ENDÜLÜS’E TÜRK İSLAM ŞEHİRLERİ

ULUSLARARASI ŞEHİR VE EDEBİYAT YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

 

ŞEHİR VE EDEBİYAT

 

Bu yarışma, Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği’nin 15–18 Ekim 2012 tarihinde Trabzon’da, Türk Dünyası Mühendislik Mimarlık ve Şehircilik Kurultayı ile birlikte gerçekleştirmiş olduğu Mimar Sinan Uluslararası Proje Olimpiyatlarına “Tasarım ve Fikir Projeleri” kapsamında TÜRKSAV tarafından sunulup kabul edilen ‘’ŞEHİR VE EDEBİYAT’’ yarışma projesinden hareketle gerçekleştirilmektedir.

 

YARIŞMAYI AÇAN KURULUŞLAR

 

Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TDMMB)

Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi (TÜRKSOY)

Avrasya İpekyolu Üniversiteler Birliği (ESRUC)

Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV)

Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB)

Kafkasya Üniversiteler Birliği (KÜNİB)

 

YARIŞMANIN KAPSAM VE AMAÇLARI
 
Mimari varlıkların görünür hallerinin insanda uyandırdığı duygu ve düşünceler çok yönlüdür. Onları seyrederken yüreğimizden ve beynimizden geçenler, değişik çağrışım ve anlamlarla yüklüdür. Bu duygu ve düşünceler sözlü ifadeye döküldüğü, yazıya geçildiği zaman daha anlaşılabilir, yorumlanabilir bir konuma kavuşur. Mekânların sözlü ve yazılı anlatımları, mimarlık ürününü canlı bir varlık haline dönüştürür, onu kimlikli ve kişilikli obje olarak sunmaya vesile olur. Böylelikle yapıldığı dönemin özellikleri de yansıtılınca mimari eserler, görünenin dışında yeni bir boyuta kavuşturulmuş olur.
 
Şehir ve Medeniyet konulu uluslararası şiir ve edebiyat yarışma projesinin amaçlarından biri de şehirlere ruh veren mimarlık mekânlarını edebiyat aracılığıyla yeni anlam zenginliklerine kavuşturmak olacaktır. Dolayısıyla ikisi de güzel sanatların alanına giren mimarlık ile edebiyatı buluşturarak sanat âleminde bu güzelliklerin en iyi şekilde ifade edilmesine kapı aralanmış olacaktır. Söz konusu ettiğimiz edebiyat ve mimari etkileşiminin önemli örneklerinin varlığı bilinmektedir. Mesela Yahya Kemal’in ‘’Süleymaniye’de Bayram Sabahı’’ şiirinin, bir mimarlık ürününün sırlarını keşfetmemize vesile olduğunu hatırlayabiliriz.
 
Gezginlerin eserlerinde varlığı anlatılan fakat zamanla yok olan ya da tahribata uğrayan mimarlık eserlerinin hikâyeleri bile mimarlarımıza bir ilham kaynağı olabilmektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘’Beş Şehir’’inde şehirler ve mekânların özgeçmişini okurken kültürümüzün, gündelik hayatta farkına varamadığımız derinlik ve inceliklerini hissedebiliriz. Bunun yanı sıra edebiyat metinlerinin de, yeni plastik sanatlar ürünlerinin vücut bulmasına kaynaklık ettiği görülür. Bazı hikâye ve menkıbelerden yola çıkılarak gerçekleştirilen mimari canlandırmalar, bu etkileşimin karşılıklı olduğunu göstermektedir.
 
Edebiyat ile mimari etkileşiminin yeni örneklerinin üretilmesi için şehirlerimizin keşfedilmeyi bekleyen mekânlarının en iyi şekilde ifadesini sağlayan edebiyat ürünleri aracılığıyla ortaya çıkarılması, kültürümüze yeni zenginlikler katabilecek bir husustur. Yarışmanın amaçları arasında böyle bir durum da söz konusudur. Bu yarışma vesilesiyle, yazılı tasvir gücünün geliştirilmesine de katkı sağlanmış olacaktır. İnsanların olduğu gibi mimari ürünlerinin de hikâyeleri vardır. Bu hikâyeler, hem bazı tarih bilgilerini hem de dönem sosyolojilerini içerir. Edebiyatla mimari arasındaki zengin ilişkinin günümüz edebiyatına ve kültür hayatına yansıtılması, bir taraftan edebiyat ve mimarinin diğer taraftan da şehircilik ruhunun zenginleşmesine katkı sağlayacaktır.
 
Son olarak, bu projenin uygulanması Evliya Çelebi gibi bazı gezginlerin ortaya koymuş oldukları eserlere dikkatlerin yöneltilmesine ve yeni yorumların ortaya çıkmasına da hizmet edebilir. Çoğumuz Evliya Çelebi’yi biliriz ancak O’nun Seyahatname’sinde anlatılan mekânları, mimari açıdan değerlendirmeyi düşünmemiş olabiliriz. Yarışmanın böyle bir özel ilgi alanı oluşturması da beklenebilir.

 

YARIŞMANIN ÇERÇEVESİ

 

Bu yarışma şiir ve nesir olmak üzere iki türde yapılmaktadır.

 

YARIŞMA ŞARTLARI

 - Yarışmanın dili Türkiye Türkçesi’dir

- Şiir dalında katılacaklar için vezin şartı aranmamaktadır. Hece, aruz ve serbest ölçüdeki şiirlerle katılınabilir.

- Düzyazı dalında katılacaklar deneme, hikâye, tasvirli anlatımlar ve şehir monografisi tarzlarından tercih yapabilirler.

- Şiir dalında yarışacak olanların en az 5 şiirden oluşan bir dosya ile katılmaları gerekmektedir. Ayrıca eserler, 5 nüsha olarak Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği’nin aşağıda belirtilen “Yazışma Adresi”ne kargo yoluyla gönderilecektir.

- Düzyazı dalında yarışacak olanların en az 3 yazıyı içeren bir dosya ile katılmaları gerekmektedir. Ayrıca eserler, 5 nüsha olarak Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği’nin aşağıda belirtilen “Yazışma Adresi”ne kargo yoluyla gönderilecektir.

- Yarışma, Türk Dünyası ve Akraba Toplulukları kavramının kuşatıcılığındaki herkese açıktır.

- Yarışmaya son katılım tarihi 15 Haziran 2014 tarihidir.

- Yarışma sonucunda kazananlara ödülleri, 2014 Eylül ayında Kırım Özerk Cumhuriyeti Bahçesaray’da İsmail Bey Gaspıralı’nın vefatının 100. yılı anma münasebetiyle düzenlenecek törenle birlikte verilecektir.

- Değerlendirme ölçütlerinde bu şartnamede yer alan ‘’Kapsam ve Amaçlar’’ kısmında ifade edilen hususlar dikkate alınacaktır.

- Yarışmanın değerlendirilmesi yarışmayı açan kuruluşların belirlediği, aşağıda isimleri yer alan beş kişilik “Seçici Kurul Üyeleri” tarafından yapılacaktır. İlan edilen derecelere uygun eser bulunamaması halinde o derecelere ödül verilmeyebilir.

- Ödüller, her iki dalın birincilerine 15.000’er, ikincilerine 10.000’er, üçüncülerine 5.000’er TL’dir. Ayrıca her iki dalda üçer yarışmacıya 2.500’er TL teşvik ödülü, birer yarışmacıya da jüri özel ödülü olarak 2.500’er TL verilecektir. Böylece toplam ödül miktarı, sekretarya giderleri ile birlikte 100.000 TL’dir.

- Derece ve teşvik ödülü kazanan eserlerin kitap olarak yayımlanması halinde sahiplerine ayrıca telif hakkı ödenmeyecektir.

- Yarışmaya katılacak eserlerin daha önce başka herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir.

 

(Bu yarışma TDMMB’nin koordinatörlüğünde yürütülür.)

 

Seçici Kurul Üyeleri:

 - Yahya AKENGİN

Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Genel Başkanı – TÜRKSAV

 

-  Prof. Dr. Ramazan KORKMAZ

Kafkasya Üniversiteler Birliği Başkanı – KÜNİB

Ardahan Üniversitesi Rektörü

 

-  Prof. Dr. Yakup ÇELİK

Yıldız Teknik Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi

 

-  Doç. Dr. İbrahim TÜZER

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi

 

- Abdullah SATOĞLU

Araştırmacı – Şair – Yazar

 

 

Ödüller aşağıda isimleri olan Abide Şahsiyetlerin aziz hatıralarına ithafen verilecektir.

 

Abay Kumanbayoğlu

Ahmey Yesevi

Ali Şir Nevai

Bahtiyar Vahapzade

Dede Korkut

Evliya Çelebi

Harezmî

Kaşgarlı Mahmut

Mahtumkulu Firakı

Mimar Sinan

Şerafettin Doğan

Toktogul Satılganov

Yahya Kemal Beyatlı

Yusuf Has Hacip

 

Yazışma Adresi:

 

Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği

Birlik Mahallesi 415. Cadde 406 Sokak No: 2 / 4

06 610 Çankaya – Ankara – TÜRKİYE

 

Tel:            00 90 312 360 72 88 

Faks:         00 90 360 90 88

info@tdmmb.org.tr  ilyasdemirci@tdmmb.org.tr  / www.tdmmb.org.tr

  
2531 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Dile Gelen Sosyal Medyam...

Ey güzel yurdum, ey sebebim.

Sağın, solun, önün, arkan hep mi ihanet...?

***

Doç. Dr. İbrahim Tüzer Bir ironi olarak mahalle kahvesi ya da Mehmed Akif'te hayat-ı aile üzerine konuşuyor.


***

En uzun geceye matem düştü  yine...

El Bab'da 14 vatan evladı uçmağa vardı. Ruhları şâd, yurtları cennet olsun. 

***

Bebeğinin görmesine dayanamazken ey çocuk, nasıl dayanıyor sımsıcak yüreğin bu kadar acıya? 

Bu kadar vicdansız insana?#DünyaDuysun

***

Ey çocuk ne olur gizleme gözlerini, bak insanlığın yüzüne. Onurunu, masumiyetini insanlığını #Halep'te yitirenlerin yüzüne.#HalepteKaliamVar

***

savaş da olsa, 

terör de olsa,

ihanet de olsa, 

ölüm de olsa: 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak… 

***

... gün gelir 

gider insan

sen'den değil

ben'den bile …

***

"Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum, 

kökten dallara yürüyen sular gibi" dedi şair

ve

yürüdü yine kendine

azarlanan başaklar gibi…

***

İşte tılsım, işte anahtar:

"Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Yahya Kemal Beyatlı

***
Önce sesin kaybolur sonra hayalin, Yıkılır birden masumiyet dipsiz bir kuyuya. Ve söz olur umutlar derin karanlıkta, Tutmazsan düşeceğin.

***
... bir ses tutar bazen sizi, bir ses; sızı gibi, yara gibi, boşluk gibi bir ses...

***
Tüm eylemini iki nedenle yapar insan: Sevgi ve Korku. Sen korkunun değil sevginin eyleyeni ol... Seven ol... Sevgili ol... İnsan kal.

***
ve son. söylesene ince ince kim sızar bana. doğurur beni kim söylesene yeniden.

***
şarkıları sustursam, şiirleri yok saysam, çare yok; yaslansam anılara..

***
Yük olur insanın bazen kendisi bile kendine..

***
Ey dünya! Sımsıcak güneşi, bembeyaz bulutu, yaşanmamış çocukluğu, üzerime salan dünya! Gözyaşının, anlamını yitirdiği kahpe dünya!

***