• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer
ESKİ YUNAN VE LÂTİN’E DÖNÜŞ FİKRİNİN PANORAMASI VE BİR ELEŞTİRİ OLARAK ÖMER SEYFETTİN’İN “BOYKOTAJ DÜŞMANI”
ESKİ YUNAN VE LÂTİN’E DÖNÜŞ FİKRİNİN PANORAMASI VE
BİR ELEŞTİRİ OLARAK ÖMER SEYFETTİN’İN
“BOYKOTAJ DÜŞMANI”


İbrahim TÜZER

 

Özet: Yahya Kemal Beyatlı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından başlatılan ve başta Ömer Seyfettin olmak üzere Celâl Sahir, Süleyman Nazif gibi sanatkârlar tarafından tenkit edilen Nev-Yunânîlik akımı, diğer bir ifadeyle Eski Yunan ve Lâtin’e duyulan ilgi, edebiyatımıza farklı fikir ve anlayışların gelmesi bakımından önem arz etmektedir. Devrin aydınlarının beslendiği kaynakları anlayabilmemize de imkân veren bu hareket, Cumhuriyetten sonra da birçok yazar ve şairin ilgi alanı olmaya devam etmiştir. Bu makalede, sözü edilen Eski Yunan ve Lâtin’e dönüş fikrinin genel hatlarıyla hususiyetleri ve Yahya Kemal ile Yakup Kadri merkezli ortaya çıkışı üzerinde durulmakta; esas olarak da “Boykotaj Düşmanı” adlı hikâyesinden hareketle Ömer Seyfettin’in bu edebî harekete yönelik eleştirileri işaret edilmeye çalışılmaktadır.  


Anahtar Kelimeler: Eski Yunan ve Lâtin’e Dönüş Fikri, Boykotaj Düşmanı, Metaforik Mekân, Metin İncelemesi, Edebiyat Tarihi




“Biz medenîler, Akdeniz etrafında bir havuzun kenarlarındaki kurbağalar gibiyiz.”
Eflâtun


Yahya Kemal ve Yakup Kadri Çevresinde Gelişen Bir Akım: Nev-Yunânîlik

Yahya Kemal Beyatlı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun öncülüğünde 1912 yılında başlayan ve adına Nev-Yunânîlik denilen akım, Eski Yunan ve Lâtin klâsiklerinden model olarak yararlanmayı, millî kalmayı, böylece orijinal olmayı hedeflemiştir. Eski Yunan ve Lâtin’e duyulan ilginin, Yahya Kemal ve Yakup Kadri'den de önce var olduğu bilinmektedir. Tanzimat ile birlikte özellikle Ahmed Mithad Efendi tarafından, Batı'dan yapılan tercüme eserler arasında Eski Yunan ve Lâtin’e ait olanlara da rastlamak mümkündür. Ancak bu dönemdeki tercüme eserlerde, Eski Yunan ve Lâtin’i model alıp millî kalmayı hedefleyen bir anlayış yoktur. Bunun yerine, bu tür tercümeler yapılarak dilimizin mükemmelleşebileceği inancı vardır. Nitekim Ahmed Mithad Efendi'nin bu inançla kaleme aldığı "İkrâm-ı Aklâm" isimli makalesini, “Ahmed Cevdet ve Cenap Şahabettin olumlu karşılamazlar ve lisanımızın henüz bunları tercüme edecek olgunlukta olamadığını, dolayısıyla klâsiklerin orijinalliğinin muhafaza edilemeyeceğini savunurlar” (Yücel 1989: 252). Yahya Kemal ve Yakup Kadri ile birlikte düşünce dünyamızda ve edebiyatımızda Eski Yunan ve Lâtin’i örnek alma fikri esaslı olarak kendini göstermeye başlamış; bu düşünce etrafında kaleme alınan şiirler, hikâyeler, yazılar ve yer alan tartışmalar, Nev-Yunânîlik akımının gelişmesine katkı sağlamıştır.
 
...

 

  
10616 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Dile Gelen Sosyal Medyam...

Ey güzel yurdum, ey sebebim.

Sağın, solun, önün, arkan hep mi ihanet...?

***

Doç. Dr. İbrahim Tüzer Bir ironi olarak mahalle kahvesi ya da Mehmed Akif'te hayat-ı aile üzerine konuşuyor.


***

En uzun geceye matem düştü  yine...

El Bab'da 14 vatan evladı uçmağa vardı. Ruhları şâd, yurtları cennet olsun. 

***

Bebeğinin görmesine dayanamazken ey çocuk, nasıl dayanıyor sımsıcak yüreğin bu kadar acıya? 

Bu kadar vicdansız insana?#DünyaDuysun

***

Ey çocuk ne olur gizleme gözlerini, bak insanlığın yüzüne. Onurunu, masumiyetini insanlığını #Halep'te yitirenlerin yüzüne.#HalepteKaliamVar

***

savaş da olsa, 

terör de olsa,

ihanet de olsa, 

ölüm de olsa: 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak… 

***

... gün gelir 

gider insan

sen'den değil

ben'den bile …

***

"Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum, 

kökten dallara yürüyen sular gibi" dedi şair

ve

yürüdü yine kendine

azarlanan başaklar gibi…

***

İşte tılsım, işte anahtar:

"Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Yahya Kemal Beyatlı

***
Önce sesin kaybolur sonra hayalin, Yıkılır birden masumiyet dipsiz bir kuyuya. Ve söz olur umutlar derin karanlıkta, Tutmazsan düşeceğin.

***
... bir ses tutar bazen sizi, bir ses; sızı gibi, yara gibi, boşluk gibi bir ses...

***
Tüm eylemini iki nedenle yapar insan: Sevgi ve Korku. Sen korkunun değil sevginin eyleyeni ol... Seven ol... Sevgili ol... İnsan kal.

***
ve son. söylesene ince ince kim sızar bana. doğurur beni kim söylesene yeniden.

***
şarkıları sustursam, şiirleri yok saysam, çare yok; yaslansam anılara..

***
Yük olur insanın bazen kendisi bile kendine..

***
Ey dünya! Sımsıcak güneşi, bembeyaz bulutu, yaşanmamış çocukluğu, üzerime salan dünya! Gözyaşının, anlamını yitirdiği kahpe dünya!

***