• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer
'Servilerden Zeytinlerden Otların Yeşermesinden Daha Eskiye Uzanan Bir Kök' Ya Da Direnen Bir Bilinç OLarak Mahmıud Derviş Şiiri / Suriye

Fakat modern dünyanın ve tüketimle arasında göbek bağı bulunan kent merkezlerinin insanın varoluşu üzerindeki tüm yıpratıcılığının farkına vararak ayırt etme yetisini sürekli elde tutan insanlar vardır. Yaratıcı muhayyileye sahip olan bu insanlar, varoluşun kökenlerine ancak direnen bir bilinç ile ulaşılabileceğini; böylelikle her dem taze kalınabileceğine inanırlar. Şairler de yukarıda sözü edilen bilinçlenme dolayımında önemli kazanımlar elde ederek ilgisini ruhu üzerinden eksiltmeyen insanlardır. Onlar yaşanılan hayatı kendi varlık alanlarıyla karşılar; dolayısıyla da modern baskı alanlarının bilinçleri üzerinde olumsuz bir etki meydana getirmemesi için direnç gösterirler.

Çağdaş Filistin şiirinin önde gelen temsilcilerinden Mahmud Derviş de doğup büyüdüğü Filistin topraklarında meydana gelen sadece soykırıma değil, insanî onurun ayaklar altına alındığı her türlü baskı ve zulme karşı bir şair duyarlılığıyla sesini yükseltmiştir. Yaratıcı muhayyilesini baskılayarak ruhunu köşeye sıkıştırmak isteyen kör noktalara şiirinin poetik alanında yer verdiği radikal imgelerle direnç gösteren Derviş, böylelikle varoluşuna ilişkin bilinç düzeyini de yükseltmiş ve ruhuna özgürce nefes aldırabileceği alanlar elde etmiştir.

Bildiride hayatının 26 yılını sürgünde geçiren şairin haksızlık, zulüm, tek tipleştirme, yabancılaştırma ve insanî değerlerin üzerini örten uygulamalar karşısında direnen bir bilinç olarak şiirlerinde yankılanan sesi incelenmeye çalışılacaktır.

Anahtar Kelimeler: Çağdaş Filistin Şiiri, Metin Tahlili, Metaforik Söylem, Varoluşsal Sorumluluk, Direnen Bilinç

  
3240 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Dile Gelen Sosyal Medyam...

Ey güzel yurdum, ey sebebim.

Sağın, solun, önün, arkan hep mi ihanet...?

***

Doç. Dr. İbrahim Tüzer Bir ironi olarak mahalle kahvesi ya da Mehmed Akif'te hayat-ı aile üzerine konuşuyor.


***

En uzun geceye matem düştü  yine...

El Bab'da 14 vatan evladı uçmağa vardı. Ruhları şâd, yurtları cennet olsun. 

***

Bebeğinin görmesine dayanamazken ey çocuk, nasıl dayanıyor sımsıcak yüreğin bu kadar acıya? 

Bu kadar vicdansız insana?#DünyaDuysun

***

Ey çocuk ne olur gizleme gözlerini, bak insanlığın yüzüne. Onurunu, masumiyetini insanlığını #Halep'te yitirenlerin yüzüne.#HalepteKaliamVar

***

savaş da olsa, 

terör de olsa,

ihanet de olsa, 

ölüm de olsa: 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak… 

***

... gün gelir 

gider insan

sen'den değil

ben'den bile …

***

"Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum, 

kökten dallara yürüyen sular gibi" dedi şair

ve

yürüdü yine kendine

azarlanan başaklar gibi…

***

İşte tılsım, işte anahtar:

"Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Yahya Kemal Beyatlı

***
Önce sesin kaybolur sonra hayalin, Yıkılır birden masumiyet dipsiz bir kuyuya. Ve söz olur umutlar derin karanlıkta, Tutmazsan düşeceğin.

***
... bir ses tutar bazen sizi, bir ses; sızı gibi, yara gibi, boşluk gibi bir ses...

***
Tüm eylemini iki nedenle yapar insan: Sevgi ve Korku. Sen korkunun değil sevginin eyleyeni ol... Seven ol... Sevgili ol... İnsan kal.

***
ve son. söylesene ince ince kim sızar bana. doğurur beni kim söylesene yeniden.

***
şarkıları sustursam, şiirleri yok saysam, çare yok; yaslansam anılara..

***
Yük olur insanın bazen kendisi bile kendine..

***
Ey dünya! Sımsıcak güneşi, bembeyaz bulutu, yaşanmamış çocukluğu, üzerime salan dünya! Gözyaşının, anlamını yitirdiği kahpe dünya!

***