• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer
"Hayat-İnsan-Şiir: İsmet Özel ve Şiiri" Konulu Konferans...

İsmet Özel, Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri. İsmet Özel hakkında, ‘İsmet Özel-Şiire Damıtılmış Bir Hayat’ isimli bir kitap yazan Kırıkkale Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. İbrahim Tüzer Taksim Atatürk Kitaplığı’nda düzenlenen panelde Dergah yayınlarından çıkan kitabın hikayesini anlattı.

Konuşmasında kitabının aslında üniversitedeki doktora çalışması olduğunu belirten Yard. Doç. Dr. İbrahim Tüzer, İsmet Özel gibi bir isim üzerine bir çalışma yapmanın gerçekten büyük çaba gerektirdiğini dile getirdi. İsmet Özel’le ilgili çalışma yapmak için kendisiyle tekrar tekrar görüştüğünün altını çizen İbrahim Tüzer, ilk başta usta şairin bu çalışmaya nasıl bir tepki vereceğini kestiremediğini, bu yüzden tedirginlik yaşadığını anlattı. Tüzer, İsmet Özel’in kendisine olumlu yaklaşıp yardımcı olduğunu ve bu kitabın ortaya çıktığını anlattı.

Tüzer, konuşmasına İsmet Özel’in çocukluk ve gençlik yıllarında şiire olan ilgisinin nasıl başladığını anlatarak devam etti. İsmet Özel’in 6 kardeşin en küçüğü olduğunu, kendisinden büyük kardeşlerinin üniversite eğitimli olduğunu ve bunun usta şairdeki merak duygusunu tetikleyen en önemli şey olduğunu söyleyen Tüzer, Özel’in başkomiser olan babasıyla ise aralarında bir iletişim kuramadığını ifade etti. Tüzer, Özel’in bu konuda “Ben babamla ancak öldükten sonra iletişim kurabildim” dediğini kaydetti.

İsmet Özel’in ilk şiirinin Kastamonu’da eğitim gördüğü ilkokulun gazetesinde yayınladığını anlatan Tüzer, daha sonra usta şairin gençlik dönemindeki şiirlerine ve üslübuna değindi. İsmet Özel’in zaman zaman modern Türk şiirinin temsilcisi sayılan ve Turgut Uyar, Edip Cansever ve Sezai Karakoç gibi isimlerin temsil İkinci Yeni’yi eleştirdiğini ancak daha sonra bu akımla yakınlaştığını kabul ettiğini dile getiren Tüzer, daha sonra İsmet Özel’in Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları adlı edebiyat dergisini çıkardığını belirtti.

Tüzer, konuşmasında daha sonra İsmet Özel’in Müslüman olduktan sonraki şiir serencamına yer verdi. Tüzer, İsmet Özel’in şiirini ve kişiliğini anlatırken ise şu ifadeleri kullandı:

“Özel, insanların kendilerine sunulanı kolayca kabul ediyor olmalarını, benliklerine yabancılaşarak yaşamalarını ve modern dünyanın bu bireyler üzerinde kurduğu baskı alanlarını ironiyle karışık bir ifadeyle anlatır. İsmet Özel Geceleyin Bir Koşu, Evet, İsyan ve Cinayetler Kitabı'ndan bu yana devam eden "sahicilik arayışı"nın herhangi bir yönelime uğramadan devam eder.

Şair, sosyalist çevreden kopup, müslüman dünya görüşüne bağlandıktan sonra da bir ben'in sahibi olarak "antikonformist" tavrını devam ettirir. Gerek bireysel gerekse toplumsal kaynaklı olarak devam eden bu tavır, şairin tüm şiir evreninde bir tür şiir yazma dürtüsü olarak belirir.”

İbrahim Tüzer, daha sonra ise İsmet Özel’in son yıllarında ise bütün şairlerde rastlanan ‘azalan yaratıcı güç’ten dolayı zihinciliğe kaçan şiirler ele aldığını, ancak kendisinin de bunun farkında olduğunu söyleyerek sözlerini noktaladı.

Yazının kaynağı için tıklayınız.

  
4760 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Dile Gelen Sosyal Medyam...

Ey güzel yurdum, ey sebebim.

Sağın, solun, önün, arkan hep mi ihanet...?

***

Doç. Dr. İbrahim Tüzer Bir ironi olarak mahalle kahvesi ya da Mehmed Akif'te hayat-ı aile üzerine konuşuyor.


***

En uzun geceye matem düştü  yine...

El Bab'da 14 vatan evladı uçmağa vardı. Ruhları şâd, yurtları cennet olsun. 

***

Bebeğinin görmesine dayanamazken ey çocuk, nasıl dayanıyor sımsıcak yüreğin bu kadar acıya? 

Bu kadar vicdansız insana?#DünyaDuysun

***

Ey çocuk ne olur gizleme gözlerini, bak insanlığın yüzüne. Onurunu, masumiyetini insanlığını #Halep'te yitirenlerin yüzüne.#HalepteKaliamVar

***

savaş da olsa, 

terör de olsa,

ihanet de olsa, 

ölüm de olsa: 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak… 

***

... gün gelir 

gider insan

sen'den değil

ben'den bile …

***

"Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum, 

kökten dallara yürüyen sular gibi" dedi şair

ve

yürüdü yine kendine

azarlanan başaklar gibi…

***

İşte tılsım, işte anahtar:

"Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Yahya Kemal Beyatlı

***
Önce sesin kaybolur sonra hayalin, Yıkılır birden masumiyet dipsiz bir kuyuya. Ve söz olur umutlar derin karanlıkta, Tutmazsan düşeceğin.

***
... bir ses tutar bazen sizi, bir ses; sızı gibi, yara gibi, boşluk gibi bir ses...

***
Tüm eylemini iki nedenle yapar insan: Sevgi ve Korku. Sen korkunun değil sevginin eyleyeni ol... Seven ol... Sevgili ol... İnsan kal.

***
ve son. söylesene ince ince kim sızar bana. doğurur beni kim söylesene yeniden.

***
şarkıları sustursam, şiirleri yok saysam, çare yok; yaslansam anılara..

***
Yük olur insanın bazen kendisi bile kendine..

***
Ey dünya! Sımsıcak güneşi, bembeyaz bulutu, yaşanmamış çocukluğu, üzerime salan dünya! Gözyaşının, anlamını yitirdiği kahpe dünya!

***