• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://tr-tr.facebook.com/people/İbrahim-Tüzer/554644751
  • https://plus.google.com/100152800283839203556/posts
  • https://twitter.com/ibrahimtuzer

Evimin Gülü Bir Tanecik İsmail Demircan’a..

13 Nisan 2004 00:53

Evimin Gülü Bir Tanecik İsmail Demircan’a...

“Benim Aslan Oğlum” büyümüş kocaman bir erkek olmuş da babasıyla mektuplaşıyormuş.

Bu benim için ne kadar büyük bir mutluluk tahmin edemezsin oğlum.

Hâlbuki ben daha dün gibi, annenin seni dünyaya getirmek için ne kadar da çok zahmet çektiğini, sen dünyaya geldikten sonra uykusuz geçen gecelerimizde “benim oğlum büyüyecek kocaman bir erkek olacak” dediğimi hatırlıyorum.

Meğerse sen büyümüş ve kocaman bir erkek olmuşsun bile.
Baksana babana mektup bile yazıyor ve bu mektubunda babanı “sevgi” kelimesiyle tanımlıyorsun.

Evet benim bir tanecik oğlum, seni çok seviyorum, hem de tahmin edemeyeceğin kadar çok.

Sana bu mektubu yazmadan evvel usulca odana girdim. O kadar masum ve tatlı uyuyordun ki, yanağına kondurduğum öpücüğün seni uyandırmaması için çok dikkatli davrandım ve hafifçe kulağına eğilerek:

“İsmail Demircan’ım, evimin gülü, seni çok seviyorum” dedim.

İşte o an ne oldu biliyor musun? Sen, “babacığım ben de seni çok seviyorum” der gibi, benim için dünyalar kadar değerli olan o minicik dudaklarını hafifçe aralayarak güldün.

İşte o an o kadar tatlıydın ki oğlum, yüzündeki o gülümseyiş sana o kadar çok yakışmıştı ki anlatamam.
Ve ben o akşam evden çıkarken seni dönüp bir kez daha kucaklamadığıma, “aslan oğlum, kendine iyi bak, sen uyumadan geleceğim”

demediğime pişman oldum.

Ama olsun benim aslan oğlum,
sen sabah uyandığında, hatta sabahın olmasına izin vermeden gecenin bir vakti yatağından kalkıp odama geldiğinde ve
“babacığım geldin mi?”
dediğinde, “evet oğlum, geldim” deyip
sana daha sıkıca sarılacak ve seni ne kadar çok özlediğimi söyleyeceğim.

Ama bu o kadar uzun bir süre ki,
o kadar bekleyebileceğimi zannetmiyorum oğlum.

Ve işte şimdi tekrar tekrar söylüyorum:

“Seni Çok Seviyorum,
Seni Çok Seviyorum, Seni Çok Seviyorum Benim Aslan Oğlum...” 



Dile Gelen Sosyal Medyam...

Ey güzel yurdum, ey sebebim.

Sağın, solun, önün, arkan hep mi ihanet...?

***

Doç. Dr. İbrahim Tüzer Bir ironi olarak mahalle kahvesi ya da Mehmed Akif'te hayat-ı aile üzerine konuşuyor.


***

En uzun geceye matem düştü  yine...

El Bab'da 14 vatan evladı uçmağa vardı. Ruhları şâd, yurtları cennet olsun. 

***

Bebeğinin görmesine dayanamazken ey çocuk, nasıl dayanıyor sımsıcak yüreğin bu kadar acıya? 

Bu kadar vicdansız insana?#DünyaDuysun

***

Ey çocuk ne olur gizleme gözlerini, bak insanlığın yüzüne. Onurunu, masumiyetini insanlığını #Halep'te yitirenlerin yüzüne.#HalepteKaliamVar

***

savaş da olsa, 

terör de olsa,

ihanet de olsa, 

ölüm de olsa: 

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak… 

***

... gün gelir 

gider insan

sen'den değil

ben'den bile …

***

"Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum, 

kökten dallara yürüyen sular gibi" dedi şair

ve

yürüdü yine kendine

azarlanan başaklar gibi…

***

İşte tılsım, işte anahtar:

"Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Yahya Kemal Beyatlı

***
Önce sesin kaybolur sonra hayalin, Yıkılır birden masumiyet dipsiz bir kuyuya. Ve söz olur umutlar derin karanlıkta, Tutmazsan düşeceğin.

***
... bir ses tutar bazen sizi, bir ses; sızı gibi, yara gibi, boşluk gibi bir ses...

***
Tüm eylemini iki nedenle yapar insan: Sevgi ve Korku. Sen korkunun değil sevginin eyleyeni ol... Seven ol... Sevgili ol... İnsan kal.

***
ve son. söylesene ince ince kim sızar bana. doğurur beni kim söylesene yeniden.

***
şarkıları sustursam, şiirleri yok saysam, çare yok; yaslansam anılara..

***
Yük olur insanın bazen kendisi bile kendine..

***
Ey dünya! Sımsıcak güneşi, bembeyaz bulutu, yaşanmamış çocukluğu, üzerime salan dünya! Gözyaşının, anlamını yitirdiği kahpe dünya!

***