ANASAYFA İBRAHİM TÜZER KİM? YAZI ATÖLYESİ AKADEMİK KATKI FOTOĞRAFLAR BİR İZ BIRAK ! İRTİBAT
Üye Girişi
AKADEMİK YAYINLAR
 
 KİTAPLAR / BÖLÜMLER
 MAKALELER
 SEMPOZYUM / KONGRE
 PANEL / KONFERANS
 SEMİNERLER
 SÖYLEŞİLER
 ŞAİRLERLE BAŞ BAŞA
 ATIFLAR
 --- KİŞİSEL GÜNLÜK ---
 ŞİİR
 DENE/ME
 MEKTUP
 BEYAZ PERDE
 FOTOĞRAFLIYORUM
 MÜZİK
 ALINTI
BAĞLANTILARIM
 
 edeb yâ hû
 www.sanatalemi.net
 www.kitapyurdu.com
 www.akademisyenler.org
 www.yeniturkedebiyati.com
Site Haritası

 
 

 
 
ESKİ YUNAN VE LÂTİN’E DÖNÜŞ FİKRİNİN PANORAMASI VE BİR ELEŞTİRİ OLARAK ÖMER SEYFETTİN’İN “BOYKOTAJ DÜŞMANI”
ESKİ YUNAN VE LÂTİN’E DÖNÜŞ FİKRİNİN PANORAMASI VE
BİR ELEŞTİRİ OLARAK ÖMER SEYFETTİN’İN
“BOYKOTAJ DÜŞMANI”



İbrahim TÜZER

Özet: Yahya Kemal Beyatlı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından başlatılan ve başta Ömer Seyfettin olmak üzere Celâl Sahir, Süleyman Nazif gibi sanatkârlar tarafından tenkit edilen Nev-Yunânîlik akımı, diğer bir ifadeyle Eski Yunan ve Lâtin’e duyulan ilgi, edebiyatımıza farklı fikir ve anlayışların gelmesi bakımından önem arz etmektedir. Devrin aydınlarının beslendiği kaynakları anlayabilmemize de imkân veren bu hareket, Cumhuriyetten sonra da birçok yazar ve şairin ilgi alanı olmaya devam etmiştir. Bu makalede, sözü edilen Eski Yunan ve Lâtin’e dönüş fikrinin genel hatlarıyla hususiyetleri ve Yahya Kemal ile Yakup Kadri merkezli ortaya çıkışı üzerinde durulmakta; esas olarak da “Boykotaj Düşmanı” adlı hikâyesinden hareketle Ömer Seyfettin’in bu edebî harekete yönelik eleştirileri işaret edilmeye çalışılmaktadır.  


Anahtar Kelimeler: Eski Yunan ve Lâtin’e Dönüş Fikri, Boykotaj Düşmanı, Metaforik Mekân, Metin İncelemesi, Edebiyat Tarihi



“Biz medenîler, Akdeniz etrafında bir havuzun kenarlarındaki kurbağalar gibiyiz.”
Eflâtun

Yahya Kemal ve Yakup Kadri Çevresinde Gelişen Bir Akım: Nev-Yunânîlik

Yahya Kemal Beyatlı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun öncülüğünde 1912 yılında başlayan ve adına Nev-Yunânîlik denilen akım, Eski Yunan ve Lâtin klâsiklerinden model olarak yararlanmayı, millî kalmayı, böylece orijinal olmayı hedeflemiştir. Eski Yunan ve Lâtin’e duyulan ilginin, Yahya Kemal ve Yakup Kadri'den de önce var olduğu bilinmektedir. Tanzimat ile birlikte özellikle Ahmed Mithad Efendi tarafından, Batı'dan yapılan tercüme eserler arasında Eski Yunan ve Lâtin’e ait olanlara da rastlamak mümkündür. Ancak bu dönemdeki tercüme eserlerde, Eski Yunan ve Lâtin’i model alıp millî kalmayı hedefleyen bir anlayış yoktur. Bunun yerine, bu tür tercümeler yapılarak dilimizin mükemmelleşebileceği inancı vardır. Nitekim Ahmed Mithad Efendi'nin bu inançla kaleme aldığı "İkrâm-ı Aklâm" isimli makalesini, “Ahmed Cevdet ve Cenap Şahabettin olumlu karşılamazlar ve lisanımızın henüz bunları tercüme edecek olgunlukta olamadığını, dolayısıyla klâsiklerin orijinalliğinin muhafaza edilemeyeceğini savunurlar” (Yücel 1989: 252). Yahya Kemal ve Yakup Kadri ile birlikte düşünce dünyamızda ve edebiyatımızda Eski Yunan ve Lâtin’i örnek alma fikri esaslı olarak kendini göstermeye başlamış; bu düşünce etrafında kaleme alınan şiirler, hikâyeler, yazılar ve yer alan tartışmalar, Nev-Yunânîlik akımının gelişmesine katkı sağlamıştır.
 

0 Yorum - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret9349
 
HABERİNİZ OLSUN
  **** YENİ FORUM KONULARI **** YAZI ATÖLYESİ'NDE

AKADEMİSYEN DOSTLARIMIN VE HOCALARIMIN MAKALELERİ...

 

 
 
 MUHATABINA HİSSELİK
* * *

"Eğer hala şevkle yazıp yaratıyorsam, içimde büyük bir öfke olmasındandır."

Gunter Grass

* * *

 "Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum"

Cesare Pavese

* * *

Ey hatırasıyla kaldığım yâr; Artık aramızda bir cihan var; Sen gökte safâ güzin-i didâr; Ben yerde azâb içinde bîzâr

Mehmed Akif

* * *

Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...

Orhan Veli Kanık

* * *

"İçime çektiğim hava değil gökyüzüdür"

Ülkü Tamer

* * *

"Bundan sonra söyleyeceğim her şeyin, ben bile olsam, kimsenin incinmesine aldırmaksızın, her açıdan hakikate bağlı kalmasını istiyorum."

Ludwig van Beethoven

* * *

"Çok kolay; yalnız içinizden gelsin yeter!"

Goethe

* * *

"Tekrarlıyorum: Sanat bir yakarma, bir dua biçimidir ve insan yalnızca duasıyla yaşar."

Andrei Tarkovsky

* * *

"Vakti var ederek yaşayacağım."

Fazıl Hüsnü Dağlarca

* * *

"En iyiye ulaşmak için değiştireceğim kendimi. Tüm umudum bundadır."

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

* * *

"Yazamasam da duyarak yaşayacağım."

Turgut Uyar

* * *

"İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise; o insan artık kaybolmuştur."

İsmet Özel

* * *

Ne kadar sık ve uzun düşündüysem, şu iki şey hep yeni ve artan bir hayranlık ve huşuyla doldurdu ruhumu: 'Üstümdeki yıldızlı gökyüzü ve içimdeki ahlak yasası.' Yukarıda ve içimde bir Tanrı olduğunun kanıtı bunlar.

Immanuel Kant

* * *

"Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır."

Peyami Safa

* * *

"Kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların,
Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını ben hasretlerin"

Nazım Hikmet Ran

* * *

"Ya artık bir kere daha duyamazsam kendimi..."

Cahit Zarifoğlu

* * *

"Felaketim şu ki, ben zaman zaman kendimi bulan adamım"

Ahmet Hamdi Tanpınar

* * *

"Hep denedin, hep yenildin, olsun yine dene yine yenil; daha iyi dene daha iyi yenil"

Samuel Beckett

* * *

"Kendisinin 'kendi' olduğunu anladığında kişi 'kendi-siz' olur...    Bu en büyük sırdır."
Upanisad
* * *
 "Mal mülk edinmekten, şan ve şöhreti önemsemekten utanmıyorsunuz ama ruhunuzla ilgilenmekten kaçınıyorsunuz"
Sokrates 
* * *
Yalnızca "İnsan"lar Ölür, Diğerleri Sadece Telef Olur.
Martin Heidegger
* * *
I Have So Much Love But I Don't Know Where To Put It
Magnolia   
* * *  

 
 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım